+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Cumhuriyeti korumakla ilgili kompozisyon ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Cumhuriyeti korumakla ilgili kompozisyon





  2. Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: cumhuriyeti korumak ile ilgili kompozisyon

    Cumhuriyetimizi korumak

    Bu sene 29 Ekim’de Cumhuriyetimizin 75 yılını geride bırakmış olacağız. Atatürk’ün en büyük eserim dediği ve Türk gençliğine emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti, ulusumuz açısından sadece bir yönetme şekli olmaktan öte anlamlar ifade etmektedir. Aslında cumhuriyet tanımı gereği bir yönetim biçimidir. Ancak, Türk insanı için bir yaşam biçimi, kısaca, temeli bir ulusun dünyaya karşı varolma savaşına, yaşama ve ilerleme ideallerine dayanan ve bunlardan beslenen bir siyasal rejimi ifade etmektedir. Çünkü, Türk siyasal rejimini oluşturan tüm öğeler cumhuriyetle birlikte varlık bulmuş, gelişmiş ve günümüze kadar gelmiştir.

    Türk insanı için cumhuriyet, bir rejim ama Atatürkçü düşünce sistemine dayanan bir rejimi ifade etmektedir. Bundan dolayıdır ki genç ya da yaşlı, kadın ya da erkek hangi din, dil, ırk ve mezhep temelinden gelirlerse gelsinler, cumhuriyetimize vatandaşlık bağıyla bağlı tüm insanlarımız Cumhuriyet nedir? soruna iktidarın seçimle işbaşına gelmesi yönetimin soy, sopa göre değil, halkın iradesiyle oluşması gibi cevaplar yerine, özgürlük, demokrasi, insan haklarına saygılı devlet, ideal yaşam biçimi gibi karşılıklar vermektedir. Bu durum tarihsel gerçeklik ve gelişimin bir sonucudur.

    Tüm devletlerin bir rejimi ve her rejimin dayandığı temel esaslara ulaşmak istediği amaçları ve öncelikleri vardır. Türk devletinin dayandığı rejimin yani cumhuriyetin temel esasları, amaçları ve öncelikleri ise gücünü Atatürkçü düşünce sisteminden almaktadır. Devlet idaresinin dini temellere dayalı olduğu ülkeler de cumhuriyetle idare edilebilmektedir. Ya da tam tersi İngiltere krallıkla idare edilir ama demokratik bir rejime sahiptir. Öyleyse ülkemizdeki rejimin tanımını iyi yapmak, anlamak ve özümsemek gerekiyor. 1923′te Atatürk ve çalışma arkadaşları Cumhuriyeti kurarken, düşündükleri çağdaş, demokratik, laik, bağımsız ve güçlü Türkiye’yi tek başına cumhuriyet yönetiminin sağlayacağını kabul etselerdi, saltanatın ve halifeliğin kaldırılmasına, diğer devrim ve ilkelerin yaşama geçirilmesine çalışmazlardı. Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimleriyle, kısaca, Atatürkçü düşünce sistemiyle bütünleştiği içindir ki bir siyasal rejimi yani devletin ve toplumsl yaşamın kurgulanmasını ifade etmektedir.

    Bugün Türk gencinin sorumluluğu, sadece cumhuriyeti korumak ve geliştirmekten ziyade, Atatürkçü düşünce sisteminin ürünü olan Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerini iyi bilerek onu korumak ve geliştirmek olmalıdır. Bu da tarihsel süreç içerisinde cumhuriyetle özdeşleşmiş ve cumhuriyetimizin sacayağını oluşturan laiklik, demokrasi, siyasal çoğulculuk, millet iradesi ve egemenliği kavramlarını iyi bilmekten geçmektedir.

    Laik, demokratik bir cumhuriyet idaresinde yaşayan her Türk vatandaşı, bu rejimin kendine sağladığı güvenliği koruyabilmek için, kendi iradesinin, devletin nitelikleri yönünde ortaya çıkmasını ve iradesini temsil eden organlarında cumhuriyetin niteliklerini zedeleyecek tehlikeler karşısında tavırsız kalmamasını sağlamalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri bir bütündür. Biri yoksa öteki de yoktur.Bizim şartlarımızda laiklik olmadan demokrasi, demokrasi olmadan cumhuriyetin olmayacağı ve cumhuriyetin niteliklerinin tehlikeye düşmesinin de halkın güvenliğinin tehlikeye düşmesiyle eş anlamlı olduğu açıktır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi Cumhuriyet Olmasaydı sorusuna gerek bireysel gerekse toplumsal olarak cevap vermelidir.







  3. Forumacil
    Özel Üye
    cumhuriyeti korumakla ilgili kompozisyon


    KÜÇÜCÜK BİR KALPTE CUMHURİYET ARAMAK
    İşte, en sonunda aldım avucumun içine yaramazı. Yüreği nasıl da çırpıyor bu minicik kuşun. Tak tik, tak tik, tak tik, tak tik Elimi gagalamaya çalışıyor şimdi de.

    Belli ki dayanamadı esarete. Hükümdarlığıma karşı koyuyor ve mavi göklerdeki özgürlüğünü istiyor. Kanat çırpmak engin denizlerin üstünde ,istediği yere gidebilmek hem de istediği zaman. Hissedebiliyordum tüm bunları bu küçücük kalbin çırpınışında. Aniden açtım avucumu, önce şaşkınlıktan durakladı sonra uçtu gitti.

    İnsanlar da aynı o kuş gibi, özgürlük istiyorlar, tek başlarına karar vermek; yöneticilerini, geleceklerini kendileri seçmek istiyorlar. Düşüncelerini açıklayabilmek, ideallerine uygun eğitim görmek istiyorlar. Ve yüzyıllar buyunca benimsedikleri pek çok rejim ve onların yönetim biçimleri insanları baskı altında tutuyor. İnsanların yaşam koşullarını iyileştirecek, onları geliştirecek her şeyi yasaklıyor.

    Yüzyıllar boyunca bu baskılara boyun eğen, yapılan zulümlere ses çıkarmayan insanoğlu, içine atar pek çok şeyi. Ta ki bardağı taşıran son damlaya kadar. Fransız İhtilâli bu damlanın en büyük sonucudur. Ve bu tarihten sonra yeni bir yönetim biçiminin değeri artmıştır. Halk merkezci bu yönetim halen herkesin bildiği en iyi yönetim biçimidir.

    Cumhuriyet! Halkın egemenliğine dayalı yönetim biçimi. Şimdiye kadar ki en mükemmel biçim. Çünkü insan düşüncesini, özgürlüğünü ve yaşayış biçimini kısıtlamayan rejim. Her şey halkın elinde; halk yöneticisini kendi seçiyor ve bu seçimi hiçbir baskı altında kalmadan yapıyor.

    Türkiye’de 80. yılı Cumhuriyet’in. Her sene olduğu gibi bir 29 Ekim daha coşkuyla; bağıra, çağıra, “Cumhuriyet!” nârâları atarak kutlanacaktır elbette. Aksini görmedim henüz ama nedense hiç yeterli gelmiyor bunlar. Önemli olanın bilinçli bireyler yetiştirmek olduğuna inanıyorum. Cumhuriyetin ayakta kalabilmesi için başkasının düşüncesini kopya eden insanlar yerine; kendi düşünebilen, bu düşündüklerinin doğru olup olmadığını sorgulayabilen, körü körüne hiçbir şeye bağlanmayan insanlar yetiştirebilmek önemli olan. 80 yılın sonucunun nereye gittiğini göremeyen, doğruyu yanlışı ayırt edemeyen, kendini geliştirmek bir yana geri geri adımlar atmayı kör sayan bir millet olması olumlu düşünmeme engel oluyor çoğu zaman.

    Bütün bu olumsuzluklara rağmen, ufacık bir kıpırtı bile görsem mutlu oluyorum, insanlarım adına. “Belki,” diyorum “zamanla yerleşecek ve her alanda en iyi şekilde uygulanacak cumhuriyet.” Atatürk’ün olağan üstü çabalarıyla elde ettiğimiz şimdiki cumhuriyetimizi korumak bizlerin elinde. Unutmayalım ki bu cumhuriyet ancak bizim çaba ve uğraşlarımızla ilerler. Kötü sonuçların sorumlusunu aramasın milletim. Tüm olumsuzlukların sorumlusu bizleriz.



    ---------------------------------------------------------------------------



    YAŞASIN CUMHURİYET!

    Devleti idare edenlerin seçimle iş başına geldiği yönetim şekline cumhuriyet denir. . Dünyadaki devletlerin çoğu cumhuriyetle yönetilir. Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde egemenlik milletindir. Millet, devleti yönetecek kişileri kendisi seçer. Böylece halk kendi kendini yönetmiş olur.

    Yurdumuz cumhuriyete Kurtuluş Savaşı’ndan sonra kavuştu. Önceleri devletimizin adı OSMANLI DEVLETİ idi. Devlet İdaresinde bütün yetki padişahın elindeydi. Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda yenik sayıldı. Düşmanlar yurdumuza girdiler. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Birçok yerde toplantılar yaptı. Hakkımızı “Ya istiklal, ya ölüm” parolası altında birleştirdi.23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi. Ordumuz, İnönü Savaşlarını kazandı. Peşinden Sakarya Meydan Muhaberesi ile Başkomutanlık Meydan Savaşı’nı da zaferle noktaladık. Yunanlılarla ve Birinci Dünya Savaşı’nı da savaştığımız devletlerle 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzaladık. Bütün dünya devletleri, Türkiye’nin bağımsız bir devlet olduğunu kabul ettiler. Yurdumuz yeniden egemenliğine kavuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923’te cumhuriyeti ilan etti. Devletimizin adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ oldu. Atatürk ise, ilk cumhurbaşkanımız olarak göreve başladı.

    Cumhuriyet idaresinde devlet anayasaya uygun kanunlarla idare edildi. Kanunlar ise halkın seçtiği miller vekilleri yapar. Devlet başkanına CUMHURBAŞKANI denir.

    Halkı yöneten insanlar, seçimle iş başına gelirler. Halk, istediğini seçer, istemediğini seçmez. Seçilen kişiler halka karşı sorumludurlar. İşte bütün bunlardan dolayı cumhuriyet en iyi yönetim şeklidir.







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
cumhuriyeti nasıl korumalıyız,  cumhuriyeti nasıl koruruz,  cumhuriyetimizi nasıl korumalıyız,  emaneti korumak ile ilgili kompozisyon,  cumhuriyeti nasil korumaliyiz ile ilgili
5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi