+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Yaylı çalgılarla ilgili Açıklama Ve Resimler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Yaylı çalgılarla ilgili Açıklama Ve Resimler





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap:

    Yaylı bir Türk Halk çalgısıdır. Yörelere ve biçimlerine göre farklılık göstermektedir. Kabak, Kemane, Iklığ, Kabak, Rabab, Hatay ilinde Hegit, Güneydoğu'da Rubaba, Azerbeycan'da Kemança ve Orta Asya Türklerinde Gıcak, Gıccek veya Gıjek adıyla bilinen bu çalgıların aynı kökten oldukları bilinmektedir.
    Tekne kısmı genellikle su kabağından yapılmaktadır. Ayrıca ağaçtan yapılanı da yaygındır. Sap kısmı sert ağaçlardan yapılmaktadır. Tekne kısmının altında ağaçtan veya metalden yapılmış mil vardır. Bu mil diz üzerine konur ve çalgının sağa sola hareketi sağlanır. Yay ise bir çubuğun bir ucundan diğer ucuna at kuyruğunun kıllarının bağlanması ile yapılmaktadır. Kabak kemaneye önceleri bağırsaktan yapılan Kiriş adı verilen teller takılırken günümüzde madeni teller kullanılmaktadır.


    Kabak kemane perdesiz bir çalgı olup her türlü kromatik ses rahatlıkla elde edilebilmektedir. Sesi uzun çalma özelliğine sahiptir ve Legato, Staccato ve Pizzicato çalışlar yapılabilmektedir.


    Türk Halk Müziğinin telli,yaylı ve deri kapaklı sazlarımızın tek örneğidir.Menşei Orta Asya'ya dayanmaktadır.Kabak Kemane Türkiye�de özellikle Batı Anadolu�da (Ege Bölgesi�nde) yaygın olarak kullanılan bir sazdır.Kabak, Kabak Kemane,Rebap(Güneydoğu Anadolu�da Rubaba, Hatay yöresinde Hegit) ve Iklığ gibi adlar ile bilinmektedir.Orta Asya Türkmenlerinin Gijek adını verdiği ve Azerbaycan halk müziğinde Kemança adıyla kullanılan çalgı da aynı köktendir.Gövdesi kabak veya hindistan cevizi, göğsü deri, iki veya üç telli olan bir halk çalgısıdır.Yörelere ve biçimlerine göre farklılık gösterir;Yay için at kılı kullanılması tercih edilir.Su kabağı sap kısmından 1/3 oranında kesilir.Bu bölüme tekne adı verilir ve üzeri eskiden tavşan, günümüzde ise yürek zarı ile kaplanır.Tekne çapı yaklaşık 10-15 cm arasındadır. tekneden sonra sap ve burgular gelir.Gövdenin en alt kısmında, çalgıcının kabak kemaneyi dizine dayayıp çalması için demir çubuk vardır.Bu çubuk aynı zamanda kabak ile sapın birbirini tutmasını da sağlar.Kemane perdesiz bir çalgı olduğu için her türlü kromatik ve komalı ses elde edilebilir.Ses genişliği, 2,5 oktavdır.Kabak kemane geçmişten günümüze kadar otantik görünüşünü korumuş bir halk çalgısıdır.Türkler kemane ve kemençe kültürlerini üç kıta üzerine yaymışlardır."Iyık" Altaylarda "Yançak komus", Kırgızlarda "Kıl Kıyak", Türkmenlerde "Gıcak" gibi isimlerle anılmıştır.Kabak kemane yapılırken Su kabağı yukarı doğru incelen boğum altından kesilir ve üzerine yürek zarı veya deri geçirilir. Daha sonra kabağa ağaçtan sap (kol) monte edilir. Kemanenin aslı üç telli olup, daha geniş ses elde etmek için daha sonraları dördüncü bir tel ilave edilmiştir. Kabağın çapının büyük veya küçük olması elde edilecek sesin tiz veya pes olması sonucunu doğurur. İki eşik arası (üst ve alt eşik) normal şartlarda 32-33 cm. uzunluğunda olmalıdır. Ancak derinin az veya çok gergin olması bu uzaklığın değişmesinde etkendir. Şu anda kemanede normal bağlama telleri (çelik ve sırma) kullanılmaktadır. Ancak kemanenin doğal yapısı ile orantılı olarak keman telleri de kullanılabilir.Sazımız at kılıfından yapılmış yay ile çalınır. İyi, kaliteli ve gür ses elde etmek için kıllar üzerine reçine sürülür.


    TELLİ KONTRBAS






    Alm., Kontrebasse
    Fr., Contrebasse
    İng., Doublebass
    İta., Contrebasso

    Uzunluğu : 182 cm
    Yayla ve parmakla çekilerek çalınan telli bir çalgıdır.
    Notası, dördüncü çizgi Fa açkısı ile yazılır.
    Orkestra ve Armoni Muzıkalarında bir partisi bulunur.
    Duyuluşu bir sekizli aşağıdandır.
    Eşlik görevi verilir.
    Ses rengi, tok ve donuktur.
    Telli: Mi, La, Re, Sol olarak akort edilir.



    Telli Kontrbas çalmak için, kemanda aranılan niteliklere, uzun boylu, olmak, dayanıklı bir bünyeye ve sağlam bir el ile birbirinden ayrılmış parmaklara sahip olmak gibi koşullar eklenebilir. Bu çalgıya başlamak için on altı yaş iyidir. Çalıcısına alkış toplamayan tek çalgıdır denilse yanlış bir yargıdan söz edilmemiş olur. Eşlik çalgısı olması nedeniyle (çok yararlı ve gerekli olmasına rağmen) silik bir nitelik taşır. Günde üç veya dört saat çalışmak gerekir.

    Daha çok bir orkestra çalgısı olarak tanınan Telli Kontrbasın armoni muzıkalarında kullanılışı pek yaygın değildir. Genellikle Do tonunda düzenlenir. Bazen Re b tonunda da düzenlendiği olur. Notası, dördüncü çizgi Fa açkısı ile yazılır. Duyuluşu, çaldığı notanın bir sekizli aşağısındandır. Telleri: Mi, La, Re, Sol olarak akort edilir. Bir partisi bulunur. Çoklukla partisinin, Saxhorn-Kontrbas ile birlikte (üst üste) yazıldığı görülür. Bu durumlarda, üstteki parti; Saxhorn-Kontrbasın, alttaki ise; Telli Kontrbasındır. Saxhorn-Kontrbasla çalınamayan kalın sesler, Telli Kontrbasla çalınır. Armoni muzıkalarında kullanılışı zorunlu olmamakla beraber, saxhorn-kontrbaslara katılışındaki tatlılık, tahta çalgıların basını katlaması çok yararlıdır. Pizzicato ve tirilleme görevi verilir. Bunlardan ilki, parmakla çekilerek, ikincisi ise arşe ile yapılır.

    Yaylı çalgılar içinde hareket yeteneği ve incelik bakımından en sonda düşünülmesi gerekir. Çok nadiren solo görevi verilir. Seslerinin tokluğu ve duyuluşundaki donukluğu nedeniyle, solo ezgiler için elverişli değildir. Bunun için viyolonsellerle sesdaş ve sekizli katlamasıyla kullanılırlar. Teller kalınlaştıkça pizzicatonun çabukluğu azalır. Bu nedenle, Telli Kontrbas pizzicatolan kemanınki gibi çabuk olamaz.

    Gevaert: Telli "Kontrbasın krişleri üzerinde çalındığı zaman, çıkardığı sesler birbirinden iyi fark olunamazlar. İnsan sesinin sının dışında kalan, bütün çalgılar gibi, Telli Kontrbas ta, şivelerini anlatmağa güçlü değildir. Kontrbas, Viyolonselin söylediği şeylere bir genişlik vermekle yetinir" diyor.

    ÇİFTLEMELER
    Sesdaş Çiftleme:


    Viyolonsel ile Telli Kontrbas: Kalın bas seslerinde dolgun ve yumuşak bir renk sağlanır. Çok az kullanılır.

    Sekizliden Çiftleme:


    Viyolonsel ile Telli Kontrbas: En çok Kullanılan düzendir, ikisi ayrı ayrı partilerden çalmayıp bir partiden çalarlar.



    Yaylı Tambur


    Yayla çalınan tanbur türü.Yaklaşık bir asırlık bir mâzisi vardır.Tanburi Cemil Bey tarafından icad edildi.Daha sonra Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirildi.
    Tanburun eskiden de yayla çalındığına dair 15. yüzyılda Abdülkadir Meragi’den gelme rivayetler varsa da günümüzde bilinen yaylı tanburu ilk olarak Cemil Bey icad etmiştir. Türk musikisinde viyolonselin yanısıra pest ses verecek bir enstrüman arayışı içinde olan Cemil Bey mızraplı tanburun eşiğine bir kibrit çöpü koyup yükselterek kemençe yayıyla çalmayı denediğinde o zamana dek hiçbir enstrümandan duyulmamış hüzünlü ve duygulu bir ses elde etti.Cemil Bey tanburu yaylı olarak ilk defa Mustafa Paşa’ya dinletti. Yine bir paşa konağındaki toplantıda ilk kez yaylı tanburunu çaldı ve yeni sazın buğulu ve yumuşak sesi dinleyen herkesi büyüledi.
    Cemil Bey, plaklarındaki Ferahfeza, Bestenigâr,Segâh, Hicaz,Yegâh gibi taksimlerle yanık ninni,gazel ve şarkılar gibi toplam 20 kadar eserini yaylı tanburla çaldı,fakat icad ettiği bu yeni sazı fazla geliştirmeden olduğu gibi bıraktı.Daha sonra İzzettin Ökte,Cemil Bey’de ayrı olan alt telleri birleştirerek viyolonsele yakın bir tını elde etti.Önceleri mızraplı tanbur çalan Ercüment Batanay yaylı tanburu ilk olarak İzzettin Ökte’de gördü ve çok etkilenerek heves etti.Daha sonraları ise mızraplı tanburu tamamen terkederek yaylı tanburuyla meşhur oldu.Batanay 1950lerde gazinolarda çalışmaya başladığında yaylı tanburun sesinin diğer sazlar arasında çok cılız kaldığını görünce sazını geliştirmek için çâreler aradı. Cümbüş gövdesine tanbur sapı taktı.Gövdenin içini kadife ile kapladı.Telleri kalınlaştırıp akordu tizleştirdi.Eşik altına klasik kemençedeki gibi lastikler koydu.Gövdenin içine can direği yerleştirmek ise Fahrettin Çimenli’nin buluşudur.Böylece yaylı tanbur gelişmiş bir enstrüman hâlini aldı.Günümüzde, ses tablası çoğunlukla keçi derisinden veya tahtadan,burguları metalden,can direği ise ayarlı olarak yapılmaktadır.
    Yaylı tanbur,gövdesi iki dizin üstüne sapı yere dik olarak konularak,viyolonsel yayına benzer bir yayla çalınır.Ses alanı 2 oktavdır ama bazen orta tel kullanılarak 2,5 oktava çıkabilir. İnsan sesine en yakın saz olduğu söylenir.Mızraplı tanburun bütün tellerinin eşit yükseklikte olmasına karşın, yaylı tanburun en soldaki iki teli yaklaşık 2 mm yüksektedir. Tek veya çift tel takılabilir.Çift tel takıldığında iki tel üzerinde birleştirilerek çalınır.Çoğu tanburlarda dört çift olmak üzere toplam sekiz tel vardır.Alt tele 0,32-0,36 mm arası teller tercih edilir. Mızraplı tanbura yapılan Bolahenk akorttan daha dik olan Mansur akortla çalınır. En alttaki Yegâh teli diyapazonun Re sesine akortlanır.Transpozedeki orta tel kullanımı hariç, icrada sadece Yegâh teli kullanılır.Diğerleri ahenk telleridir.
    Mızraplı tanburda mümkün olmayan uzun ve bitişik nağmeler yaylı tanbur ile icra edilebilmektedir.Ancak yaylı tanbur, icra bakımından zaten zor bir enstrüman olan mızraplı tanburdan daha da zordur.Çünkü tanbur yapı itibarıyla aslen mızraplı bir sazdır ve biraz ajiliteli eserlerde icra iyice güçleşmektedir.
    Yaylı tanbur icracıları çoğunlukla mızraplı tanbur çalanlardan oluşmaktadır.Vefat eden Ercüment Batanay’dan sonra günümüzün önemli icracıları Fahrettin Çimenli ve Sadun Aksüt’tür.Ertuğrul Erkişi de son yılların tanınan icracılarındandır.
    Mızraplı tanbur yapımcıları genellikle yaylı tanbur da yapmaktadırlar.Saadettin Sandi ve Elif Kızılhan tanınmış yapımcılardır.
    Yayınlanmış bir yaylı tanbur metodu bulunmamaktadır.








  3. Hasan
    Özel Üye
    VİYOLONSEL


    Alm., Violoncell, Bassgeige
    Fr., Violoncelle
    İng., Cello, Violoncello
    İta., Violoncello

    Uzunluğu : 125 cm
    Yayla çalınan telli bir çalgıdır.
    Notası, dördüncü çizgi/ Fa,dördüncü çizgi Do (kalın seslerde) ve ikinci çizgi sol (ince seslerde) açkısı ile yazılır.
    Orkestralarda genel olarak iki partisi bulunur.
    Bir sekizli aşağıdan duyulur.
    Solo ve eşlik görevi verilir.
    Ses rengi zengin ve dolgundur.
    Ses telleri: Do, Sol, Re, La olarak akort edilir.



    Keman için aranılan nitelikler viyolonsel için de söz konusudur. Çalgının büyüklüğü nedeniyle, sol elin kuvvetli ve geniş, küçük parmağın uzun olması önemlidir. Bu çalgıya (özellikle yayını kullanabilmek için dayanıklı bir bünye koşuluyla) başlama yaşı on - on iki arasındadır. Fiziki nedenle daha geç başlamakta sakınca yoktur. Çalışma saatleri bünyeyi sarsmayacak biçimde düzenlenmelidir, iyi bir tutuş biçimi vermek çok önemlidir. Bu teknik çabukluğu etkiler.

    Yaylı çalgılar ailesinin bir sekizli kalın ses veren çalgısı viyolonsel, solo ve eşlik görevlerinde kullanılır. Kısaca Çello da denilen bu çalgının, senfoni orkestrasından başka, üçlü, dörtlü ve beşli yaylı topluluklarında önemli bir yeri vardır. Tenor ve bastaki ezgiler ile daha çok uzun ve ihtiraslı seslendirişler viyolonsele verilir.

    Gevaert: "Melodik bir fikre tercüman olmağa layık olabilecek diğer bütün çalgılardan hiç biri Viyolonsel derecesinde insan sesini çıkaramaz; bunların hiç biri kalbin samimi duygularını onun kadar ifade edemez. Viyolonsel, duyuluş değişikliklerini yapmak görevini hemen hemen yalnız Kemana bırakmaz gibidir. Uç türlü insan sesini üstünde toplamıştır: Tenorun; gençliğini, Baritonun; erkekliğini ve Basın; sertliğini. En ince kirişi (chanterelle) aşırılıkla söylenmiş duyguların tercümanı olur; acılar, üzüntüler, aşk ile kendinden geçmek gibi. ikinci ve üçüncü kirişler, yumuşaklığa getirici ve sokulgan bir sese maliktirler ki, mutedil duygulan ifade ederler. Dördüncü kiriş, yalnız karanlık ve esrarengiz bir karakterde olan şarkılarda yarar" diyor.

    ÇİFTLEMELER
    Sesdaş Çiftleme:


    Keman ile Viyolonsel
    : Dolgun bir duyuluş sağlanır. Viyolonselin ses rengi egemendir.


    Viyola ile Viyolonsel
    : Dolgun bir duyuluş sağlanır. Viyolonselin rengi egemendir.


    Viyolonsel ile Telli Kontrbas
    : Kalın bas sesleri katında dolgun ve yumuşak bir renk sağlanır. Çok az kullanılır.

    Sekizliden Çiftleme:


    Viyola ile Viyolonsel
    : Çok duygulu seslendirişlerde kullanılır, Çok iyi bir renk ve etki sağlanır.


    Viyolonsel ile Telli Kontrbas
    : En çok kullanılan düzendir. İkisi ayrı ayrı partilerden çalmayıp bir partiden çalarlar.

    İki Sekizliden Çiftleme:


    Birinci Keman, ikinci Keman ve Viyolonsel
    : Bu biçim geniş ve uzun ezgilerde özellikle (F) de kullanılır.

    Üç ve Dört Sekizliden Çiftleme:


    Birinci Keman, ikinci Keman, Viyola ve Viyolonsel
    : Bu biçim çok az kullanılır ve soluklu çalgılarla katlanır.


    VİYOLA




    Alm., Bratsche
    Fr., Viole
    İng., Viol
    İta., Viola

    Uzunluğu : 66 cm
    Yayla çalınan telli bir çalgıdır.
    Notası, üçüncü çizgi Do (kalın seslerde) ve ikinci çizgi sol (ince seslerde) açkısı ile yazılır.
    Orkestralarda, genel olarak iki partisi bulunur.
    Solo ve eşlik görevi verilir (özellikle eşlik çalgısıdır).
    Boğuk ve sevdalı ses renginin tokluğu ve sıcaklığıyla özel bir karakter taşır.
    Ses telleri: Do, Sol, Re, La olarak akort edilir.




    Viyola çalmak demek, biraz büyükçe bir keman çalmak demektir. Bu nedenle, çocuğun doğrudan doğruya viyolaya başlaması değil, önce keman sonra viyolaya geçmesi düşünülmelidir. Viyolada kemandan daha çok parmakların aralarını açmak gerektiğinden, kemandan sonra buna alışılacağı akla en yakın olanıdır. Kemanda aranılacak bütün nitelikler, viyola için de söz konusudur. Viyola çalmak için bünyenin yeterli derecede dayanıklı olması gerekir. Kemandan daha yorucu olduğu için, başlangıç yaşını onbeşten aşağıya indirmemek yararlı olur. Bu yaşa kadar keman çalması, iyi bir viyola calicisi olmak isteyenlerin gideceği en doğru yoldur.
    Yaylı çalgılar içinde kemandan sonraki en önemli yer viyolanındır. Daha çok eşlik görevi verilir, az olarak ta solo kullanılır. Alto ve tenordaki ezgiler viyolalara verilir. Büyük ve geniş ezgiler viyolalara, keman ve viyolonselden daha az verilir. Bunun nedeni, viyolanın tınlayışının az olması, dolayısıyla kısa motiflere ve karakteristik cümlelere uygun gelmesi, bir de orkestrada az sayıda olmasıdır. Birçok durumlarda viyolaya verilen ezgiler, diğer yaylı veya tahta çalgılarla katlanır.

    Viyola için Gevaert: "Erkek sesiyle kadın sesi arasında olan viyolanın, hemen hemen hakkında bir karara varılamayacak kadar karışık bir karakteri vardır. Boğuk olan sesi, sevdalıdır. Viyola ıstırabı, kederi ve duygunun düşkünlüğünü anlatıma yarar. Bununla beraber, viyola ile etkisi anlaşılabilecek ayırtılar elde edilebilir, iki ince kirişler, sertliğe kadar gidebilen, etkili bir titreşime maliktirlerDiğer iki kiriş üzerinde viyolanın sesi, karanlık ve sert bir anlatıma maliktir ki, bu durum korkunçluğa kadar gidebilir" diyor.

    ÇİFTLEMELER
    Sesdaş Çiftleme:

    Keman ile Viyola
    : Kemanın rengi egemendir. Dolgun ve yumuşak bir renk sağlanır.


    Viyola ile Viyolonsel
    : Dolgun bir duyuluş sağlanır. Viyolonselin rengi egemendir.

    Sekizliden Çiftleme:


    Keman ile Viyola
    : Buna çok sık rastlanır, iyi bir etki sağlar.


    Viyola ile Viyolonsel
    : Çok duygulu seslendirişlerde kullanılır. Keman ile Viyoladan daha iyidir.

    İki Sekizliden Çiftleme:


    Birinci Keman, ikinci Keman ve Viyola
    : Bu biçim geniş ve uzun ezgilerde, özellikle (F) de kullanılır.

    Üç ve Dört Sekizliden Çiftleme:


    Birinci Keman, ikinci Keman ve Viyola
    : Bu biçim çok az kullanılır ve soluklu çalgılarla katlanır.


    alıntıdır








+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
yaylı çalgılar resimli,  yaylı çalgılar,  yaylı çalgılar adları,  resimli telli çalgılar,  yaylı telli çalgılar
5 üzerinden 3.00 | Toplam : 5 kişi